<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Mersin Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | HaberMersin.com</title>
	<link>https://habermersin.com/</link>
	<description>Mersin&amp;#039;in haber Kaynağı</description>
	<image>
		<title>Mersin Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | HaberMersin.com</title>
		<link>https://habermersin.com/</link>
		<url>https://habermersin.com/images/banner/184695_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://habermersin.com/gundem/adaletin-terazisi-ve-ahlakin-sessizligi-kamu-gucu-kimin-icin-h463.html</link>
		<title>Adaletin Terazisi ve Ahlâkın Sessizliği: Kamu Gücü Kimin İçin?</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Toplumsal vicdanımızı sarsan en büyük meselelerden biri, kamu gücünün ve makamların kullanımı. Uzman Özcan Kartal, makamın kişisel çıkar için kullanılmasının kamu görevini zedelediğini vurguluyor.</p>

<p>Kamu Görevi Kişisel Servetin Aracı Değildir</p>

<p>"Makamlar, devleti değil, kendi çıkarını büyütmeye odaklananlar için bir araç olmamalıdır," diyor Özcan Kartal. Görevden ayrılmanın bir "af" olmadığını, devletin milletin emaneti olduğunu hatırlatıyor. Tarih boyunca devletlerin başarısı, yöneticilerin makamı nasıl gördüklerine bağlı olmuştur. Hz. Ömer'in devlet ve şahsi işleri ayırmak için farklı mumlar yakma hikayesi, bu anlayışın tarihi bir örneğidir.</p>

<p>Hukuk Herkese Eşit Uygulanmalıdır</p>

<p>Kartal, bugünkü durumu, "fırsatını bulanın çaldığı, yakalananın ise utanmadığı" bir yozlaşma sarmalı olarak tanımlıyor. Eleştirilerin takibata uğrarken, kamu kaynaklarının iç edilmesindeki sessizlik adaletin sorgulanmasına yol açıyor. Montaigne'in "Kanunlar örümcek ağı gibidir; zayıfları yakalar, büyükleri ise delip geçer" sözü, bu adaletsizliği gözler önüne seriyor.</p>

<p>Ozanın Dilinden Toplumsal Yozlaşma</p>

<p>Abdurrahim Karakoç'un dizeleriyle özetlenen bu tablo:</p>

<p>"Rüşvet meşrulaştı yukarı katta / Fukaranın canı çıkıyor altta / Şahlar dans ederken repo'da rant'ta / Orta direk eğiliyor ne haber?..."</p>

<p>Halkın borç yükü altında ezildiği, adaletin işlevsizleştiği bir tablo çiziyor.</p>

<p>En Büyük Yolsuzluk Ahlâkın Kaybolmasıdır</p>

<p>En büyük yolsuzluk, sadece paranın kaybolması değil, ahlâkın hesabının sorulmadığı yerdir. Sokrates'in "Benim için en büyük ceza, haksızlığa uğramak değil, haksızlık yapmaktır" sözü, erdem pusulasını kaybetmiş yönetim anlayışlarına karşı bir uyarıdır. Ahlâk susarsa, çıkar büyür; denetim susarsa, yolsuzluk kök salar. Utancın bittiği yerde hırsızlık ve arsızlık artar.</p>

<p>Sonuç olarak: Hiçbir makam kimsenin mülkü değildir. Devlet, kişisel çıkarların basamağı veya suçluluğu örtbas eden bir af kalkanı olamaz. Unutulmamalıdır ki; hukukun olmadığı yerde zulüm, vicdanın sustuğu yerde hırsızlık hakim olur. Devletin temeli adalet, adaletin temeli ahlâktır.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 26 11:06:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://habermersin.com/gundem/adaletin-terazisi-ve-ahlakin-sessizligi-kamu-gucu-kimin-icin-h463.html">Adaletin Terazisi ve Ahlâkın Sessizliği: Kamu Gücü Kimin İçin?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


