Mersin’de Soru Çok, Cevap Net Birileri Algı Yapıyor, Biz Bilgi Veriyoruz

Mersin’de son günlerde bir “soru furyasıdır” aldı başını gidiyor.

Sorulan sorulara bakınca diyorsunuz ki:

“Ya gerçekten projeleri bilmiyorlar…

Ya da bildikleri halde başka bir oyun oynuyorlar.”

Ben de gazetecilik refleksiyle oturdum, CHP'nin ağabeyi Sayın Hasan Özalp'ın yönelttiği sorulara tek tek baktım.

Ve dedim ki:

Bu sorular havada kalmasın, cevaplarını da biz verelim.

Hem belgeli, hem sade, hem de biraz ironili…

1) “Çeşmeli–Taşucu Otoyolu neden Çeşmeli–Kızkalesi oldu?”

Bu sorunun cevabı aslında çok basit: Otoyol küçülmedi, durmadı, rafa kalkmadı. Sadece etaplara ayrıldı. Teknik gereklilik bu.

Tüneller, viyadükler, zorlu topoğrafya derken proje üç parçaya bölündü.

Bugün yapılan ilk etap: Çeşmeli–Kızkalesi.

Yarın diğer etaplar. Bu kadar net.

Ama bazıları hâlâ “Acaba projeyi mi kestiler?” diye soruyor.

Hayır, kesilen bir şey yok. Kesilen sadece yanlış algılar olsun.

2) “Akbelen Katlı Kavşağı 10 yıldır neden bitmedi?”

Evet, Mersin bu kavşağı uzun süredir bekliyor.

Ama beklemenin nedeni ihmal değil.

2023 depremi sonrası trafik yükü değişti. Mevcut proje yetersiz kaldı.

Devlet kavşağı büyütme kararı aldı. Bugün Akbelen, eski projenin iki katı kapasiteyle yeniden tasarlanmış durumda. Yeni ihale tamamlandı, çalışmalar hızlandı.

Bunu “gecikme” diye pazarlamak kolay ama doğru değil.

Bu bir zorunlu revizyon.

Bizim bilmemiz gereken şu: Akbelen artık daha büyük, daha güvenli, daha güçlü bir kavşak olacak.

3) “Ana Konteyner Limanı Mersin’den Adana’ya mı gitti?”

Bu iddia Mersin siyasetinin en çok dolaşıma sokulan, en çok paylaşılan, fakat en az gerçek payı olan iddiasıdır.

Bir daha yazayım ki net olsun:

Liman Mersin’den gitmedi.

Kimse Mersin’e kaybettirmiyor.

Kimse Adana’ya kaptırmadı.

Doğu Akdeniz liman planlaması bölgesel yapılır. Adana'daki yatırım Mersin Limanının rakibi değil tamamlayıcısıdır.

Zaten Mersin Limanı şu anda Türkiye’nin en büyük kapasitesine sahip. Genişleme projesi de ayrıca yürütülüyor.

Ama tabii, “Mersin’e kötülük yapıldı” demek daha kolay geliyor bazılarına. Gerçekler biraz sıkıcı çünkü.

4) “Mersin turizmde neden geri kaldı?”

Bakın burası önemli:

Mersin’in 360 km sahili var ama yıllarca turizm planlamasının dışında tutuldu. Bugün ise tablo değişiyor.

Çukurova Havalimanı devreye giriyor. Yeni turizm teşvik modeli Mersin’i kapsıyor. Kıyı düzenlemeleri, marina planlamaları, sahil bandı yatırımları sırayla masada.

Biz yıllarca turizme “hazırlık yapmamışız.”

Mersin’in eksikliği bu. Ama bu defter kapanıyor.

5) “Çiftçi kan ağlıyor mu?”

Dürüst olalım:

Evet, çiftçi kolay bir dönemden geçmiyor.

Ama bu sadece Mersin’de değil, sadece Türkiye’de değil.

Global maliyet artışları, enerji fiyatları, ihracat piyasalarındaki dalgalanmalar…

Hepsi üst üste geldi.

Peki devlet ne yaptı?

Son 3 yılda tarımsal destekleri yüzde 400 artırdı.

Narenciye, domates, kivi, hurma, örtü altı üreticilerine özel programlar devrede.

Yeni tarım OSB, lojistik merkez, soğuk hava depoları ve modern sulama yatırımları 2025–2026’da geliyor.

Çiftçi yalnız değil; sadece süreç zorlu.

Ama bu zorluğu propaganda malzemesine çevirmek…

İşte o samimi değil.

Son Söz: Gerçek konuşalım, algıyı bırakalım

Sorular sormak iyidir.

Siyaseti diri tutar, kamuoyunu canlı tutar.

Ama soruları “siyasi araç” olarak değil, “gerçeği bulmak” için sorarsak değerli olur.

Bugün Mersin’in önünde büyük projeler var.

Bazıları yürür, bazıları revize olur, bazıları genişletilir.

Bu işin doğasında var.

Ama bir grup hâlâ aynı yerde duruyor:

Her yatırımı “tehdit”, her revizyonu “skandal”, her projeyi “kaybedildi” diye sunmak…

Kusura bakmasınlar;

Mersin bu ucuz siyasete değil, bilgiye, şeffaflığa ve hizmete muhtaç.

Ben gerçekleri yazmaya devam edeceğim.

Gerçekler her zaman gündemi yakalar.

Algılar ise bir süre sonra yorulur, düşer.

Mersin konuşsun, Mersin büyüsün, Mersin kazansın.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.