ERDEMLİ’DE HİZMET YOK, HİKAYE ÇOK!

Erdemli, merkeze en yakın ilçelerden biri…

Ama hizmete gelince sanki en uzak köylerden biri.

Devlet hastanesinde basit bir diş dolgusu yapılamıyor.

Vatandaş nereye gidiyor?

Silifke’ye.

Evet, yanlış duymadınız.

Nüfusu daha küçük bir ilçeye, daha büyük bir çaresizlikle gönderiliyoruz.

Buna “imkân yok” diyen varsa kusura bakmasın…

Bu imkânsızlık değil.

Bu yönetememe sorunudur.

Bu beceriksizliğin resmidir.

Erdemli’de işler şöyle yürüyor:

Küçücük bir işi al, büyüt…

Üzerine bol bol reklam serp…

Fotoğraflarla cilala…

Sosyal medyada parlat…

Sonra dön vatandaşa:

“Bak hizmet yaptık” de.

Peki gerçek ne?

Gerçek şu:

Vatandaş hâlâ yollarda.

Çözüm için başka ilçelere sürülüyor.

Kendi memleketinde derman bulamıyor.

Erdemli’de bir kamyon çakıl dökülünce “hizmet” oluyor.

Bir tabela dikilince “eser” oluyor.

Bir fotoğraf paylaşılınca “başarı” sayılıyor.

Ama iş sağlığa gelince?

Sessizlik.

Yetersizlik.

Çaresizlik.

Şunu açık konuşalım:

Bir ilçede insanlar en temel sağlık hizmetini alamıyorsa, orada sadece sistem değil, yönetim de çökmüştür.

Hizmet dediğin;

insanı kapı kapı dolaştırmaz.

Hizmet dediğin;

reklamla değil sonuçla konuşur.

Hizmet dediğin;

vatandaşı başka ilçelere muhtaç etmez.

Ama Erdemli’de ne var?

Bol laf.

Bol reklam.

Bol vitrin.

Peki sonuç?

Sıfır çözüm.

Bugün Erdemli’nin en büyük sorunu yol değil, kaldırım değil.

En büyük sorun; küçük işleri büyütüp, büyük sorunları saklayan zihniyettir.

Ve artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Biz hizmet mi alıyoruz…

Yoksa sadece izliyor muyuz?

Cevap net:

Biz izliyoruz. Onlar masal anlatıyor.

Ve Erdemli kaybediyor.

Gerisi mi?

Gerisi hikâye...

YORUM EKLE