HAKLI ÇIKMAKTAN YORULDUK!

Terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan’ın son açıklamaları, yıllardır dile getirdiğimiz gerçekleri bir kez daha yüzümüze çarptı.

Ne diyor Karayılan?

“Süreç donduruldu… Yasal güvence verilmezse silah bırakmayız.”

Bu cümle aslında her şeyi özetliyor.

Demek ki mesele hiçbir zaman “barış” olmadı.

Demek ki mesele hiçbir zaman “silah bırakmak” da olmadı.

Asıl mesele, şart dayatmak… Asıl mesele, devleti kendi talepleri doğrultusunda zorlamaktı.

Yıllardır bu gerçeği dile getirenlere ne dendi?

“Barış düşmanı”, “süreci sabote eden”, “kanla beslenen”…

Peki şimdi ne oldu?

Bugün gelinen noktada, bizzat terör örgütünün en üst düzey isimlerinden biri çıkıp açık açık şunu söylüyor:

“İstediğimiz olmazsa silah bırakmayız.”

Daha ne desin?

Bu tablo karşısında hâlâ “iyi niyet”, “çözüm umudu”, “diyalog” gibi kavramların arkasına sığınmak, en hafif tabirle gerçeklerden kopmaktır.

Devlet dediğiniz yapı, teörle pazarlık masasına oturmaz.

Devlet dediğiniz yapı, teröristin şartını kabul etmez.

Devlet dediğiniz yapı, kendi hukukunu silahlı bir yapının taleplerine göre şekillendirmez.

Aksi halde bunun adı çözüm değil, teslimiyet olur.

Dün bu süreci savunanlar, eleştirenleri suçlayanlar, şimdi ne düşünüyorlar?

Yoksa yeni bir gerekçe mi arıyorlar?

Tüm gerçekler ortada.

Terör örgütleriyle yürütülen hiçbir süreç, kalıcı bir çözüm üretmez. Çünkü bu yapıların doğası bellidir: Güç buldukça talep eder, zayıfladıkça zaman kazanmak ister.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey;

Net, kararlı ve tartışmasız bir duruştur.

Terörle mücadele, terörist başına kurucu Önder demekle değil; Devlet ciddiyetiyle, teröristin kafasına vura vura yürütülür.

YORUM EKLE