Trafik güvenliğini sağlama amacıyla başlatılan denetimlerin, gelinen noktada bir "ceza baskısına" dönüştüğünü savunan araç sahipleri ve esnaf, düzenlemelerin acilen gözden geçirilmesini talep ediyor.
Modifiye ve Aksesuarda "Sıfır Tolerans" Dönemi
Özellikle araç estetiği ve konforuna yönelik yapılan en küçük dokunuşlar bile artık ağır yaptırımlarla sonuçlanıyor. En ince cam filminden dolayı araçların bağlanması, orijinal ses sistemlerine dahi ceza yazılması ve egzoz ucundaki küçük aksesuarların "suç" kapsamına alınması, otomobil tutkunlarını bezdirmiş durumda. Vatandaşlar, bu uygulamaların trafik güvenliğine katkısından çok, bir bütçe oluşturma çabası olduğunu iddia ediyor.
"Trafik Polisi Ceza Memuru Olmamalı"
Denetimlerdeki yöntem değişiklikleri de kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açıyor. Eskiden yol gösterici ve eğitici bir rol üstlenen trafik polislerinin, şimdilerde "radarlı pusular" ve anlık denetimlerle sürekli ceza kesen birer "ceza memuru" gibi algılanmaya başladığı ifade ediliyor. Sosyal medyada yankı bulan görüşlere göre; devletin asli görevi vatandaşı cezalandırmak değil, trafiği daha güvenli hale getirecek rehberliği sağlamak olmalı.
Ani Fren Yapana Bile Ceza Kesiliyor
Uygulamadaki mantık hataları, trajikomik olayları da beraberinde getiriyor. Yola aniden fırlayan bir yayaya çarpmamak için refleksle frene basan sürücülerin, "trafiği tehlikeye düşürmek" suçlamasıyla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. İnsan hayatını korumak için yapılan manevraların cezalandırılması, sürücüler arasında "nasıl davranacağımızı şaşırdık" tepkisine yol açıyor.
Sanayi Esnafı İflasın Eşiğinde
Bu kararlar sadece sürücüleri değil, devasa bir ekonomik ekosistemi de vurdu. Türkiye genelindeki sanayi sitelerinde;
-
Cam filmi uygulaması yapan ustalar,
-
Ses sistemi montajı yapan teknisyenler,
-
Egzoz ve aksesuar satışı yapan işletmeler,
bir gecede "suç unsuru" işleyen yerler haline geldi. Yüz binlerce insanın ekmek yediği bu sektörde belirsizlik hâkimken, noterlerde satış ve söküm işlemleri nedeniyle yoğun kuyruklar oluşmaya başladı.
Çözüm İçin "Ortak Akıl" Çağrısı
Sorunun masa başında değil, sahadaki gerçeklerle çözülmesi gerektiğini savunan uzmanlar, yeni bir yasal düzenleme için şu kurumların bir araya gelmesi gerektiğini vurguluyor:
-
Şoförler Odaları
-
Sanayi ve Ticaret Esnafı Temsilcileri
-
Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar)
-
Trafik ve Yol Güvenliği Uzmanları
Trafik güvenliği kırmızı çizgimiz olmalı ancak bu süreç vatandaşı ekonomik olarak nefessiz bırakacak bir "ceza devleti" anlayışıyla değil, adaleti temel alan bir "rehber devlet" anlayışıyla yürütülmelidir.