Bugün Şenol Ergün ağabeyi toprağa vereli tam bir yıl oldu.


Zaman, bazı isimleri silikleştirir derler… Şenol ağabey onlardan olmadı. Çünkü o, takvim yapraklarında değil; insanın vicdanında, hafızasında ve duruşunda yer etmiş bir isimdi.

Aramızdaki tanışıklık uzun yıllara dayanırdı ama aramızda mesafe hiç olmadı. Abi–kardeşlikti bizimkisi; resmiyete, çıkara, zamana teslim olmayan bir bağ. Siyasetin sert rüzgârlarında da, sosyal hayatın en sade anlarında da aynı samimiyetle yan yana durabildik.

Şenol Ergün, siyaseti koltuk için değil, insan için yapanlardandı. Sosyal hayatta da öyleydi; eli taşın altındayken fotoğraf aramayan, alkış beklemeyen, “birlikte olalım yeter” diyenlerdendi. Bugün çokça özlemini çektiğimiz türden bir duruştu onunki.

Herkesle kardeşti ama herkesle de aynı değildi. Haksızlığa karşı sesi vardı. Yanlışa karşı suskunluğu hiç olmadı. Bugün bazıları, susmayı erdem, unutmayı maharet, dönmeyi siyaset sanıyor ya… İşte Şenol ağabey onlardan değildi.

Bir yıl geçti. Ama bazıları hâlâ onun adını anarken bile rahatsız oluyor. Çünkü Şenol Ergün, hayattayken de ölümünden sonra da aynaydı. Ve aynalar, yüzleşmek istemeyenleri hep tedirgin eder..
Bugün onu rahmetle anıyoruz. Ama sadece dualarla değil… Onun kardeşlik anlayışını hatırlayarak, Onun siyasi ahlakını ölçü alarak, Ve onun arkasından konuşmayı marifet sayanlara küçük ama yerinde bir iğne bırakarak.

Rahat uyu Şenol ağabey. Bu toprakta seni tanıyanlar, seni unutanlardan daha fazla. Ve bil ki; Kardeşlik, senin bıraktığın yerden hâlâ direniyor.

YORUM EKLE