Mersin Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | habermersin.com

Aydıncık'ın Gizemli Simgesi: 1500 Yıllık Dört Ayak Anıt Mezarı ve Efsanesi

AYDINCIK

Mersin'in tarihi zenginlikleri arasında özel bir yere sahip olan, Aydıncık ilçesindeki yaklaşık 1500 yıllık "Dört Ayak Anıt Mezarı" (Cenotaph), hem mimarisi hem de romantik efsanesiyle dikkat çekiyor. İnanç turizmi açısından da önemli bir değer taşıyan bu yapı, ziyaretçilerini yüzyıllar öncesine götürüyor.

İnanç turizmi açısından da önemli bir değer taşıyan bu yapı, ziyaretçilerini yüzyıllar öncesine götürüyor.

Dört Ayak Anıt Mezarı'nın Mimari Özellikleri

Halk arasında "Dört Ayak" olarak anılan bu yapı, ismini üzerinde yükseldiği dört büyük taştan almaktadır. Yapının en çarpıcı yönü, harç kullanılmadan kesme taşların ustalıkla birbirine geçirilmesiyle inşa edilmiş olmasıdır.

Tahmini Yapım Tarihi: Tam tarihi bilinmemekle birlikte, uzmanlar yapının M.S. 2. Yüzyıl civarında inşa edildiğini tahmin etmektedir.

Boş Mezar (Cenotaph) İhtimali: İngiliz Kaptan Francis Beaufort, 1811 yılında Anadolu kıyılarını araştırırken bu yapıyı Aydıncık haritasında "Cenotaph" (boş mezar) olarak kaydetmiştir. Bu kayıt, anıtın ölen kişinin hatırasına saygı amacıyla inşa edildiği, ancak kişinin başka bir yere defnedilmiş olabileceği tezini güçlendirmektedir.

Dört Ayak Anıt Mezarı'nın Dokunaklı Efsanesi

Yapının içinin boş olması, inşasına dair çeşitli halk hikayelerinin doğmasına yol açmıştır. Bunlardan en bilineni, aşk, rekabet ve hüzün dolu bir hikayedir:

Kralın Şartı: Dönemin kralının dillere destan güzel kızı, aynı anda iki gence âşık olmuştur. Kral, kızını bu gençlerden birine verebilmek için bir şart koşar: Gençlerden biri şehre su getirecek, diğeri ise bu dört ayaklı anıt yapıyı inşa edecektir. Görevini önce bitiren, kralın kızıyla evlenecektir.

Aşk Uğruna Mücadele: İki genç de aşklarının verdiği güçle hemen işe koyulur. Biri dağları aşarak su kanalı kazmaya başlarken, diğeri taşları üst üste dizerek anıtı yükseltir.

Hüzünlü Son: Dört ayaklı yapıyı inşa eden genç, anıtın tepesine son taşı yerleştireceği sırada, rakibinin getirdiği suyun şırıltısını duyar. Yarışı kaybettiğini anlayan genç, derin bir hayal kırıklığıyla kendini anıttan aşağı atar.

İki Farklı Rivayet: Hikayenin sonu iki şekilde anlatılır:

Rivayet 1: Kralın kızı, suyu getiren gençle evlenir.

Rivayet 2: Kız, intihar eden gence âşık olduğu için onun ardından kendini denize atar.

Bu efsane, Dört Ayak Anıt Mezarı'nın yalnızca tarihi bir yapı değil, aynı zamanda büyük bir aşkın ve fedakarlığın sembolü olarak da görülmesine neden olmaktadır.

Tarih ve efsanenin iç içe geçtiği Dört Ayak Anıt Mezarı, Mersin/Aydıncık'ta görülmeye değer kültürel miraslarımızdan biridir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.